Anne, ben çalışmayacağım!

 Özer Yersüren

“Büyüyünce ne olacaksın?”, “ne iş yapıyorsun?” ve “emekli olmadın mı?”… Kültürel farkları bir kenara bırakacak olursak ortalama bir insan ömrünü bu sorularla özetleyebiliriz. Dahası, bu sorular insanın baht dönüşlerini belirleyen merhametsiz sorular. Hemen her kültürde, her inanç sisteminde çalışmaya methiyeler düzen uygulama ve deyişler bulmak mümkün. Çalışmaya evrensel boyutta vakfedilen yüce değerleri inkâr etmek kolay olmasa da insanın kendisini mesleğiyle tanımlaması açık bir sorun olarak karşımızda duruyor.

Niçin bu kadar uzun ve bu kadar sıkı çalışıyoruz? İşte, Kathi Weeks’in Çalışma Sorunu adlı araştırmasının kapısını aralayan soru bu. Yaklaşık iki ay önce Boğaziçi Chronicles’ın konuğu Michael Hardt’la birlikte İstanbul’da bulunan ve hem Boğaziçi Üniversitesi hem de Otonom Yayıncılık bünyesinde düzenlenen söyleşilerde konuşma yapan Weeks’in Türkçeye çevrilen ikinci kitabı Çalışma Sorunu geçtiğimiz mayıs ayının ilk haftasında Ayrıntı Yayınları tarafından yayımlandı.

Kitap genel itibariyle çalışmaya olan bağlılığımızı sorguluyor ve çalışmanın kutsallığı mefhumunu masaya yatırıyor. Burada, yaşamak için çalışmak gerekir şeklindeki mevcut gerçeklikten ziyade çalışmak için yaşamak gönüllülüğü bir sorun olarak çıkıyor karşımıza; yani çalışma etiği. Çalışma etiği söz konusu olunca Max Weber ve Protestan Ahlakı akla geliyor elbette. Nitekim Weeks de çalışma etiğini haritalandırırken sıkça Weber’e başvuruyor. Bununla birlikte, çalışmaya olan bağlılığımızı, çalışma değerleri ve tabiiyetini eleştirirken Marksizm içerisindeki üretimci eğilimleri de kapsamına alıyor. Kuşkusuz bundaki en büyük desteği Marksist feminizmin geleneğin çalışma tanımını sorun edinmesinde buluyor. Öte yandan, çalışmanın reddi ciddi bir alternatif olarak beliriyor.

Otonom Marksist gelenekten devşirilen bu kategori Marksist feminizmin çalışmanın ka-mulaştırılması, politikleştirilmesi ve radikal olarak dönüştü¬rülmesi şeklindeki üç odağını yeniden kurmak için bir araç olarak kullanılıyor. Bu noktada Weeks ev işleri için ücret, temel gelir ve çalışma saatlerinin kısaltılması taleplerini geçmişteki örnekleriyle karşılaştırmalı bir şekilde yeniden ele alıyor. Talebin bir perspektif ve kışkırtma olarak potansiyellerini tartışıyor. Takip eden bölümde, genel tahayyülün bahsi geçen taleplere peşinen yükleyeceği ütopyacı niteliğinden hareketle ütopyayı ve ütopyacı talebi hem Ernst Bloch’un hem de Nietzsche’nin umut kavramlarıyla birlikte değerlendiriyor. Sonuç olarak, bu talepleri çok fazla ütopyacı olmakla değil; yeterince ütopyacı olmamakla eleştiriyor.

Kitabın yayımlanmasından hemen sonra Soma’da yaşananlar çalışmanın örgütlenişi, koşulları ve işçi sağlığıyla ilgili kadim ve belki daim sorunları yeniden gündeme getirdi. Mevcut düzenlemelere, uygulamalara ve yargılamalara karşı yürütülen tartışma ve mücadelelerin kapsamına çalışmaya karşı mücadeleyi de almamız gerekiyor. Zira çalışmayla ilgili yegâne sorun onun mevcut düzenlenişinin son derece çarpık olması değil, bizatihi çalışmanın hayatımızın her alanına sızıp onu belirlemesi. Sadece daha iyi çalış¬mayı değil, çalışmanın dışında bir hayat kurmayı da göz önünde bulundurmalı; çalışma sonrası bir toplum tahayyül etmeliyiz. Kısacası, nihai perspektifimizi ve hareket alanımızı çalışmanın özgürleşmesi olarak değil, çalışmadan özgürleşme olarak yeniden düzenlemeliyiz. Weeks’in ifadeleriyle anagramatik bir ilişki kuran bu düşüncelerin daha açık, daha yoğun ve kuşkusuz daha bütünlüklü versiyonları Çalışma Sorunu’nda ele alınıyor. Kitapta burada bahsi geçenlerden çok daha fazlasının yer aldığını belirtmeye gerek yok sanırım. Bilhassa, meselenin feminizmle olan ilişkisinin nasıl kurulduğunu dikkatle incelemek lazım.

Çalışma Sorunu, en başa dönecek olursak, talihimizi belirleyen sorulardan ilki olarak kabul edebileceğimiz “Büyüyünce ne olacaksın?” sorusuna “Anne, ben çalışmayacağım!” yanıtını da verebileceğimiz bir toplum tahayyülüne kılavuzluk ediyor. Bu yanıtın doğrudan muhatabının anne olması bir tesadüf değil; üstelik kitap için sorunlu da. Kuşkusuz, soru da yanıt da hem dil bilgisel anlamda hem de konumlar açısından yanlış.

Bu ürüne babil.com‘dan ulaşabilirsiniz.

Çalışma Sorunu Kathi Weeks
Ayrıntı Yayınları

Devamını Oku...