Aradığımız roman: Aranmayan Özellikler

 Evren Kuçlu

Her roman okuyucusuna şöyle der: “Durumlar senin düşündüğünden karışık.”
Milan Kundera

Kurgu, okur avlamada çok işe yarasa da romanın potansiyelini ortaya koymada tek başına yeterli olmaz. Karakterlerin birbirlerine besledikleri duyguları, gündelik ihtiyaçları, bozuk niyetleri vs. romanın üzücü ya da mutlu sonunu görmeden önce okuru tavlamış olmalıdır. Yazar, bunları katı bir kural olarak uygulamasa bile gözden çıkarmamalıdır. Çünkü romanın buradan alacağı artı puanlar, hakkındaki nihai kanaati oluşturacaktır.

Selçuk Orhan’ın bütün karakterlerine suçüstü yaptığı romanı “Aranmayan Özellikler” bu formlüe sadık bir metin. Özellikle kurgusunun dayanılmaz çekiciliğiyle kanımıza giren bu tatlı dilli roman, Mobay Oil adlı global bir enerji şirketindeki büyük vurgunun izini sürmesi için tutulan finans dedektifi Faruk’un, neredeyse kızı Seyla dışındaki her karakteri teker teker sorgulayışına odaklanıyor.

Faruk elindeki şüpheliler listesini sorgulamaya başlar başlamaz bütün okların işaret ettiği Süleyman Kara, bir sır perdesinin arkasına geçiyor. Büyük bir kimsesizler örgütünün hem maddi hem manevi babası olarak gösterilen bu süper karakter, ölülerle dirilerin arasını bulup herkesin bundan kazançlı çıkmasını sağlıyor. Eşkalini verenlerin anlattıklarından yola çıkarsak; gizli bir el, hatta tanrısal bir güç tarafından korunuyor sanki. Biraz daha tanıdıkça Olağan Şüpheliler’in (Bryan Singer, 1995) mafyatik karakteri Kayzer Söze’nin hatalı bir kopyası gibi durduğunu fark ediyoruz. Bu hata, onu özgün bir karakter kılıyor… Romanın sinemayla bağlantısını kurmuşken; kitaptaki oldukça gösterişli Mobay Oil’in, Fringe dizisindeki Massive Dynamic’i epey andırdığını hatırlatalım.

Kırma bir polisiye için ne kadar karakter varsa takviye eden Selçuk Orhan, bu kurmaca metnin savrulmaması için kalıcı önlemler almış. Öncelikle karakterler öykünün koyduğu standartlara bağlılar. Romandaki tuhaf erotik sahnelerden birinde (bu arada kitabın tamamında tuhaf bir erotizm var) Natali, yere yapıştırdığı Faruk’u ayağında oynatırken “gerçekte” bir fantezi için bile “akıldışı” olabilecek duygu karmaşası hissediliyor. Okur olarak eylemleri makul bulmasak da hissettirdiği yoğunluğun etkisinden sıyrılamıyoruz.

Aranmayan Özellikler, Selçuk Orhan’ın açık seçik diline rağmen çok şeyi bilerek karanlıkta bırakan bir kimyaya sahip. Bu, basit bir çıkarımla, yazarın polisiye tutkusuyla, üçüncü sayfa haberlerini birbirine karıştırmamasından ileri geliyor. Belki aynı sebeplerle öyküde zaman ve mekân daralmış gibi duruyor. Hatta yer yer kayboluyorlar. Tüm bu kayıpların hepsi bir konseptin parçaları oluyor.

Konseptten bahsetmişken Aranmayan Özellikler’deki karakterlerin tamamının öykünün amacına uygun olarak şekillendiğini söyleyelim: Başından beri Selçuk Orhan’ın adeta bir zırhla koruduğu Süleyman Kara, yardımseverliği ve sahtekârlığı üçüncü bir boyuta taşımış izlenimi uyandırıyor. Faruk, meşgul olduğu işle bir arada düşünürsek, kalıbının adamı değil fakat bir şekilde işlerin üstesinden geliyor. Bunu da somut şeylere olan inancına borçlu. Ayrıca yaptığı işte de pek bir rakibi yok gibi. Romanın dişe dokunur tek kadın karakteri Natali gizli bir ‘femme fatale’. Sadist kişiliği erkekler arasında bir çekim gücü oluşturuyor. Romandaki birbirinden ilginç karakterlerden biri de Aktör Kean. Adından da anlaşılacağı gibi birilerini canlandırıyor, hem de bedava. Yaptığı şeyin taklit olduğu yanılgısına karşı şöyle nutuk atıyor: “Taklit etmiyorum, oynuyorum. İkisi arasında fark var. Taklit kopyalama sanatıdır. Sanat da denemez. Aslında başkaları bir adamı nasıl görmek istiyorsa, aktör de öyle gösterir. Bu taklittir. Örneğin Hitler’i herkes canavar ruhlu bir adam olarak görürken, aktör de aynı şekilde canlandırırsa bu taklit olur. Ama Hitler’i köpekleri seven bir adam olarak oynamak da mümkündür.”

Romanın en tuhaf tercihlerinden biri de 61 tane kavramın direkt İngilizce verilmiş olması. Açıkçası dipnotlarla Türkçe karşılığı verilen bu kelimelerin romana hangi maksatla konulduğunu ve neyle sınırlı olduğunu kestiremiyorsunuz. Bir amaca hizmet ediyor mu orası da belli değil tabii. Etmesi gerekir mi, bu da soru işareti. Fakat romana bir “enigma” büyüsü kattığını söylemeden geçmeyelim. Zaten roman bir şifreleme sistemi içeren yapısıyla okuruna sürprizler yapmayı ihmal etmiyor.

Selçuk Orhan ilk öykü kitabı Kansızlık’ta bugün geleceği yeri işaret etmişti. İlk romanı “40 Hadis” o yerin daha yakın bir tarifini vermişti bizlere. Aranmayan Özellikler ise o adreste duruyor ve ileride bir yeri işaret ediyor. Doğrusu roman sağanağına tutulduğunuz şu günlerde başınızı sokacak bir yer arıyorsanız Aranmayan Özellikler’in sayfaları arasına saklanın.

Bu ürüne babil.com‘dan ulaşabilirsiniz.

Aranmayan Özellikler  – Selçuk Orhan
Doğan Kitap

Devamını Oku...