“Bir Yangının Külünü Yeniden Yakıp Geçmek” Yahut İzmir Kültürpark’ı Hatırlamak

Erkan Şimşek

Modernleşme tarihimizin ve Türk–Yunan Harbi’nin sembollerinden İzmir’in önemli mekanlarından biri de Kültürpark’tır. 1936’da açılan Kültürpark, erken cumhuriyet için bir tür mimarlık, şehircilik, iktisat ve hatta ulusal kimlik laboratuvarı gibiydi.

Türkiye’nin dünyaya açılan penceresi olarak kurgulanan, dünyaya gösterilecek yeni Türk imajının inşasına ve temsiline imkân sağlayan bir mekan olarak Kültürpark’ın tarihi İzmirliler için hâlâ bir muamma. İzmirlilerin mutabık olduğu bir Kültürpark tarihi yok. Hafızalara hiç girmemiş veya hafızalardan silinmiş bir tarihin yüküyle bugünlere gelmiş bir mekan burası. Popüler kültüre dahil olması da gazino, kabare, eğlence kültürünün merkezi olmasıyla gerçekleşiyor. Bilhassa 70’ler ve 80’lerde gazinolarla eğlencenin, ülke pavyonlarıyla da dünyanın ve soğuk savaşın İzmir’deki izdüşümü oluyor. Evet tarihçileri ve meraklılarını bir yana bırakırsak Kültürpark İzmirliler için, tarihinden izole edilmiş, hep ve sadece “güncel” ve popüler bir mekandı.

Derken 2015 yılında çoğu mimar bir grup akademisyen, sosyal bilimlerin de imkanlarıyla Kültürpark’ın tarihini, mimarî değerini, kent ve mekan ideolojimizi de hesaba katarak yazmaya giriştiler. İzmir Kültürpark’ın Anımsa(- ma)dıkları: Temsiller, Mekânlar, Aktörler adlı kitap bu çabanın bir ürünü. Kitap, Kültürpark’ın İzmir için önemini, İzmirliler tarafından kullanılma pratiklerini ve bu pratiklerini dönüşümünü, politik işlevlerini netleştirerek anlatıyor. Cumhuriyet kadrolarının, mimarların idealleri doğrultusunda Kültürpark’ın nasıl doğduğunu anlatırken bunun ulus inşasına dahil oluşunu ve bu iki inşa arasındaki alegorik bağlantıyı bize fısıldıyor.

İzmir Kültürpark’ın Anımsa(ma)dıkları
Derleyenler: Burkay Pasin, Kıvanç Kılınç, Ahenk Yılmaz
İletişim Yayınları

Şimdi asıl konuya geleyim: Kitap satır aralarında da olsa 1922 İzmir Yangını’na temas ederek kendini güçlendirmiş. Her ne kadar yazarlar ketum olsa da… Belki de kitabın eksenini başka bir yere çekmek istemediler. Nitekim 31. sayfadaki dipnot, İzmir Yangını odaklı müstakil bir araştırmanın Kültürpark’ın bellek dökümü için elzem olduğunu söylüyor. Aslında kimin çıkardığı ihtilaf konusu olan İzmir Yangını için Kültürpark’ın inşasına ve işlevine bakmak yeterli. İzmir’in Rum ve Ermeni mahallelerini yok eden, hafızalardan, haritalardan silen bu yangın için İttihatçılıktan Cumhuriyete miras Türkleştirme politikalarının bir parçası diyebiliriz. Kültürpark’ın iki misyonu var: Gayritürk izleri silip üzerini ebediyen örtmek ve yeni Türk kimliğine uygun bir ulusal mekan inşa etmek. Yani İzmir Yangını, Türkiye’nin farklı yerlerindeki yıkımların, kıyımların, mütemmim cüzü ve Kültürpark tahribatın üstünü örten kalınca bir örtü. Kitabın biraz da utangaç olarak söylediği bu. Temelde ise kitap Kültürpark’a biçilen tarihî ve kimlik bazlı görevlerin ekseriyet mimarlık eksenli tarihini yazarken parkın ruhuna işlemiş biyografilerin, tasarımların, hafıza tortularının da dökümünü çıkarıyor.

Bu yazı Arka Kapak dergisinin 1.sayısında yayınlanmıştır.

Devamını Oku...