İç içe geçmiş tezatlıkların hikayesi

 Nilüfer Altunkaya

Bütün gürültüyü anlatan bir sessizlik anı düşünün. Bu anın içine hapsedilmiş olan sesi duyumsayın. Yolculuk bitmiş gibidir. Ama insan bunu anladığında başka bir yolculuğa başlamıştır. Doğanın heybetinde kendini yüceltmeye çalışırken başladığı bu yolculukta uzun zamandır modernliğin kalın duvarlarıyla kuşatılmıştır. Bu uzun zaman sonrasında evrensel acılardan geçerken kendi sevdasına yabancılaşmış olduğunu anlayacaktır. Artık insan bir rüyadan uyanmak ister gibi keskin cevaplar aradığı sorularla doludur. İşte bu sessizlik anı bütün bir kalabalığı incecik bir mesafeye sığdıran o büyük yalnızlığı duyumsatır.

Bir pencere açar yüreğinden kuşlar havalanır bazen. Bazen kapatır gözlerini günışığına, karanlık kalır.

İnsan…

Yüzyıllardır biriken çelişkilerle doludur. İyiyle kötünün sınırlarında gezinerek yaratmış olduğu uygarlıklar ışığın ve karanlığın kavgasını andırır. İyiyle kötünün bu kavgası, tarihsel mitlerin ilahi güçlerin var-yok savaşı olarak yorumladığı bir süreçtir. Bu süreç insanın korkularıyla yüzleşirken biçimlendirdiği oldukça karmaşık inanışlardan arınarak şimdinin kurgulanmasını sağlamıştır. Felsefe de doğal kötülükleri ahlaki kötülüklerden ayırarak neden-sonuç ilişkisi kurabilmek için çabalamıştır. Bütün bu inanış biçimleri, insanın mutlak iyiye bir gün mutlaka ulaşacağı apokaliptik inançları biçimler. Çünkü insan kötüyle sınanmaktan yorulur. Kusurdan, yoksunluktan, zamanın derinliklerinde kaybolmaktan, aynada gördüğü suretin aslını aramaktan yorulur. Tefekkür eder.

İşte Handan Acar Yıldız’ın Ağır Boşluk adlı öykü kitabı; varlığın ve yokluğun, yaşamın ve ölümün, beyazın ve siyahın birbiriyle iç içe geçtiği anlarda insanın yaşadığı razı oluşu ya da olamayışı anlatan öykülerden oluşuyor. Kitapta yer alan öykülerin anlatıları öylesine farklı dünyalardan seçilmiş ki okur bakış açısı zengin bir yazarın dünyasına adım attığını hemen anlar. Düş ve düşünce katmanları öykülerin dokusundaki boşlukla harmanlanır ve ayrıntı zenginliği ile beslenir. İnsanın, doğanın belki de kaderin istencini kaybetmiş bir nesnesine dönüştüğü durumlar, nesnenin insan duygularıyla istenç kazandığı durumlarla örtüşebilir. Böylece hayatın derinliklerinde saklı olanı, gün ışığının ulaşamadığı yerlerde kalanı, bu gürültülü kalabalığın hor görerek akıp gittiği kuytularda solanı anlatır bu Ağır Boşluk…

Son derece vurucu bir anlatım ve güçlü şiirsellikle kaleme alınmış olan öykülerin bir tür olarak öykünün doğasıyla gerçekten uyum içinde olduğunu belirtmek gerekir. Öykünün şiir kadar ‘sarsıcı’ olması gerektiğini savunanlardanım. İyi bir öykünün okurda bırakacağı kalıcı iz için gerekli unsurları ustaca kulanır Handan Acar Yıldız…. Öykülerin katmanlarını kurgularken hem güçlü bakış açıları yakalamayı hem de anlatmak istediğinin bilinciyle anlamı çoğaltmayı başarır. Handan Acar Yıldız, sıkı sıkı örülmüş öykülerin yer aldığı bu kitabıyla sosyal ikiyüzlülüğü sorgularken ahlaksal değerlerin önemine yönelik bir vurgu da yapmaktadır. Uda dönüşen ağacı, örülmeyi bekleyen ipi, kayasından sökülen süngeri anlamadan insanı anlayamayız çünkü. Beklemeyi, sızlamayı, başlamayı ve pişmanlığı anlamadan candaki varoluşun sırrına ermek mümkün müdür?

Eylemlerden durumlara geçerken ve felsefi düşüncelerini öyküye yedirirken sonsuzla şimdinin karşıtlığını da sezdirir yazar. Her nesne ve her insana kadar uzanan bir genelleştirmeyle tekile varmak çabasını duyumsarız:

“Sökülen her nesnenin canı acırdı.” “Sonunu bilmeyen her şey kadar yorgundu. Geleceği tahmin edilemeyen her şey kadar yorgun…”

Sonra öykü biter insan kendi gerçekliğinden sıyrılıp uçsuz bucaksız olanı algılar. Ve sözcüklerin çekimsiz evreninden derin bir boşluk da ona kalır… Belki… Kim bilir?

İyi öykü okunduktan sonra okurda iz bırakarak devam eden öyküdür. Böylece sözcüklerin yarattığı kurgulanmış zaman gerçekliğin doğasına karışarak yeni bir anlam yaratmayı sürdürür. Sözü daha fazla uzatmadan ifade etmek gerekirse, öykünün düş ve gerçeklik sınırındaki kıyıları zorlaması zaman ötesi yeni gerçeklikler sağlar. Hepimiz için gerekli olan bir sonsuzluk özlemidir bu.

Bence Ağır Boşluk’u bitiremeyeceksiniz…

Bu ürüne babil.com‘dan ulaşabilirsiniz.

Ağır Boşluk – Handan Acar Yıldız
Hece Yayınları

Devamını Oku...