Slovenya’dan yükselen farkındalık öyküleri

 Doğukan İşler

Çağdaş dünya edebiyatını “best seller” olarak nitelendirilen eserler dışında, pek fazla takip edebilme şansımız ne yazık ki pek yok. Büyük yayınevleri ve ajanslar tarafından desteklenen birkaç yazar ile kitaplarını da eklersek bu takip listesine, yine de elimizde çok kısır bir liste olduğunu görebiliriz. Hele ki, Ortadoğu coğrafyasından Güney Amerika’ya; ya da Uzak Doğu’dan Balkanlar’a kadar, en iyi edebiyat okuru bile ne kadar biliyor günümüzün büyük yazarlarını? Kitaplarının birçoğu dilimize çevrilmemiş bu yazarları, ancak Nobel Edebiyat Ödülü aldıkları zaman duyuyoruz. Dikkat edilirse, “ödül aldıkları zaman” demiyorum, sadece “Nobel”; nedenini ise şöyle açıklayabilirim:

Çağdaş Sloven edebiyatının ve hatta Balkanlar’ın; abartmadan söylersek, Avrupa’nın yaşayan en büyük öykücülerinden olan Drago Jancar’ın 2011 Avrupa Edebiyat Ödülü’nü kazanan öykü kitabı “Kehanet” Dedalus Kitap tarafından yayımlandı. Daha önce, yine Dedalus Kitap tarafından, “Joyce’un Öğrencisi” adlı öykü kitabı yayımlana Jancar, birçok saygın edebiyat ödülünün sahibi. Ama ne yazık ki Nobel dışında diğer edebiyat ödüllerinin pek fazla gündeme gelmemesi, birçok okur tarafından Jancar ve benzeri birçok yazarın görülmesini engel teşkil ediyor. Sadece okurlar değil; yayınevleri de bu şekilde Türkçeye eser kazandırmaktan mahrum kalmış oluyorlar. (Gerçi edebi eserlerin ödüllendirilmesi ve ödüllü eserlerin edebiyat kalitesi hususunda da pek çok tartışma mevcuttur. Fakat konumuz bu değil.) Neyse ki artık birçok yayınevi bu kısıtlı durumun ve has edebiyatın farkında; bizler de okur olarak artık daha şanslıyız.

Kitaba gelecek olursak: Kitapla aynı adı taşıyan “Kehanet” öyküsünde Jancar, psikolojik bir “iç savaş”ın içine götürüyor bizi. Kıdemli bir asker olarak askeri birliğin kütüphanesinde çalışan Anton Kovaç’ın bir ağustos sabahı tuvalet duvarına yazılmış iki dizelik bir yazı ile hem kendi dünyası, hem de ülkesinin kaderi yerle bir oluyor. Çürümüş bir sistemin içinden, çürümüş başka bir boyuta geçen insanların ve ülkenin geleceğini belirleyen bir “kehanet” dolaşıyor ortalıkta. Yugoslavya Krallığı ve tüm diğer krallıklar yavaş yavaş -tüm manasıyla- çöküyor:

Babil Kralı sarayından kovulmuş, eşekler arasında yaşamaya mecbur kalmış, ot yemiş ve bir hayvanın kalbine sahip olmuş. Ve böyle devam ediyordu: “Babil Kralı… Önünde tüm insanlık titriyor, huzurunda halklar ve milletler dehşetten sarsılıyordu. İstediği herkesi öldürebilir veya hayatta bırakabilirdi; herhangi birini yükseltebilir veya alçaltabilirdi.” (sf. 28)

Kitabın diğer bir dikkat çeken öyküsü de “Göle Bakan Adam”. Her ne kadar modern dünya bizim tahmin ettiğimizden de hızlı bir şekilde de ilerleyip medyayı dönüştürüp dursa da özellikle 90’lı yılların başından itibaren tam anlamıyla bir bataklık haline dönüşen televizyon/medya üzerine incelikli bir eleştiri ve kara mizahi bir gerilim öyküsüyle karşılaşıyoruz (Günümüz için bunu “sosyal medya” ile kıyaslayabiliriz tabii). Kamera denen minicik bir kutunun karşısında büyülenen, büyülendikçe bir simulakr içerisine yuvarlanan bir adamın garip öyküsü. Daha önce çevresindekiler tarafından görmezden gelinen Joze Mlakar’ın birden bire ülkenin en çok “görülen” adam olması ve sonrasında –her ne kadar görünmek istese de- artık hiçbir zaman görülemeyecek birine dönüşmesi…

Kitabın diğer öyküleri “Rovenskalı Hayalet” ve “İki Fotoğraf” da anlatı tekniğinden içeriklerine kadar ve okuru bunaltmayan politik meseleleri irdelemeleriyle zihinlerde yer ediyor. Politik/siyasi meseleler demişken şunu belirtmek gerekir tabii ki; Jancar “Joyce’un Öğrencisi” kitabındaki öykülerde de olduğu gibi, salt ve körü körüne politik olma kaygısı taşımıyor Jancar “Kehanet” kitabındaki öykülerinde de. Başta kendi ülkesi olmak üzere yakın dönem Avrupa Tarihi, 20.Yüzyılda yaşanan savaşlar/yıkımlar ve Avrupa’nın siyasi ikliminde yaşanan vahşet/katliam/ölüm ve birçok manada hak ihlalleri gibi önemli konuları ve olayları birer “farkındalık” düzleminde ele alıyor.

Drago Jancar’ın kalemi kuvvetli bir yazar olması, zaten öncelikle de bu yetisinden ileri geliyor: Toplumcu olmadan gerçekçi, toplumcu olduğu zamanlar ise gerçeküstücü bir yazın evreni kurabilmesinden.

Bu ürüne babil.com‘dan ulaşabilirsiniz.

Kehanet – Drago Jancar
Dedalus Kitap

Devamını Oku...